Dr. Ahmet Özyiğit, 1981 yılında Kıbrıs’ın Mağusa ilçesinde dünyaya gelmiştir. Özgen ve Dr. Savaş Özyiğit’in üç çocuğunun en küçüğüdür.

1998 yılında lise eğitimini Türk Maarif Koleji’nde tamamladıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin Kansas eyaletinde ekonomi alanında lisans ve yüksek lisans eğitimlerini tamamlamıştır. Ardından aynı alanda doktora derecesini almış ve bu süreçte akademik çalışmalara aktif olarak katılarak çeşitli bilimsel makaleler yayımlamıştır.

Zaman içinde tıp bilimine yönelen Dr. Özyiğit, University of Nicosia Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimini tamamlamıştır. Tıp eğitiminin yanı sıra Leeds Üniversitesi’nde Klinik Embriyoloji alanında yüksek lisans yapmış, ardından University of South Wales’te Endokrinoloji alanında lisansüstü eğitim almıştır.

Akademik ve klinik kariyerini multidisipliner bir bakış açısıyla şekillendiren Dr. Özyiğit, özellikle kilo yönetimi, metabolik sağlık ve sağlıklı yaşlanma konularında klinik çalışmalarını sürdürmektedir. American Academy of Anti-Aging Medicine’in aktif bir üyesi olan Dr. Özyiğit, longevity tıbbı alanındaki fellowship eğitiminin ardından American Board of Anti‑Aging and Regenerative Medicine tarafından Anti-Aging ve Rejeneratif Tıp alanında uzman olarak American Board sertifikasyonu almaya hak kazanmıştır. Klinik pratiğinde hastalarına longevity odaklı yaklaşımlar, kilo yönetimi programları, ileri yaşta üreme tıbbı uygulamaları ve beyin fonksiyonlarını destekleyici tedaviler sunmaktadır.

Ne Kadar Uzun Yaşayacağınızı Gösteren Test: VO₂ Max

Ne Kadar Uzun ve Sağlıklı Yaşayacağınızı Gösteren Önemli Bir Test: VO₂ Max

Kan şekerinizi biliyorsunuz. Kolesterolünüzü, tansiyonunuzu, kilonuzu ve belki vücut yağ oranınızı da takip ediyorsunuz. Peki VO₂ Max değerinizin kaç olduğunu biliyor musunuz?

Uzun ve sağlıklı bir yaşam söz konusu olduğunda, VO₂ Max en önde gelmesi gereken ölçümlerden biridir. Çünkü VO₂ Max yalnızca ne kadar fit olduğumuzu gösteren sportif bir performans değeri değildir. Kalbin, akciğerlerin, dolaşım sisteminin ve kasların oksijeni ne kadar etkin şekilde taşıyıp kullanabildiğini birlikte değerlendiren, vücudun genel fonksiyonel kapasitesini yansıtan önemli bir biyobelirteçtir.

Bilimsel veriler o kadar güçlüdür ki Amerikan Kalp Derneği, kardiyorespiratuvar kapasitenin klinik değerlendirmede bir “vital bulgu” gibi ele alınması gerektiğini savunmaktadır. [1]

VO₂ Max Nedir?

VO₂ Max, yoğun egzersiz sırasında vücudunuzun bir dakika içerisinde kullanabildiği maksimum oksijen miktarınıifade eder. Genellikle kilogram vücut ağırlığı başına dakikada kullanılan oksijen miktarı olarak, yani mL/kg/dk şeklinde belirtilir. Ancak bu basit rakamın arkasında oldukça karmaşık bir fizyoloji vardır.

Soluduğunuz oksijenin akciğerlerden kana geçmesi, kalbin bu oksijenli kanı dokulara pompalaması, damarların kanı çalışan kaslara ulaştırması ve son olarak hücrelerin ve mitokondrilerin bu oksijeni enerji üretiminde kullanması gerekir. Bu nedenle VO₂ Max aslında tek bir organı değil, bir “oksijen zincirini” değerlendirir:

Akciğer → Kalp → Damar sistemi → Kas → Mitokondri

Bu zincirin herhangi bir halkasının kapasitesi düştüğünde kardiyorespiratuvar performans da sınırlanabilir. Amerikan Kalp Derneği de kardiyorespiratuvar kapasiteyi tam olarak bu nedenle birçok organ sisteminin entegre fonksiyonunu ve dolayısıyla genel vücut sağlığını yansıtan bir ölçüm olarak tanımlamaktadır. [1]

VO₂ Max Neden Bu Kadar Önemlidir?

VO₂ Max ve kardiyorespiratuvar kapasiteyi longevity açısından özellikle ilginç yapan şey, uzun dönem sağlık sonuçlarıyla arasındaki ilişkinin büyüklüğüdür.

2009 yılında JAMA‘da yayımlanan önemli bir meta-analizde 33 çalışma incelendi. Tüm nedenlere bağlı ölüm açısından analiz edilen popülasyon 102.980 kişiden oluşan bir popülasyon idi. Bu meta-analizin sonucunda tespit edilen bulgu, egzersiz kapasitesindeki her 1 MET’lik artış, tüm nedenlere bağlı ölüm riskinde yaklaşık %13, koroner kalp hastalığı/kardiyovasküler olay riskinde ise yaklaşık %15 daha düşük risk ile ilişkiliydi. [2]

Başka bir ifadeyle, kardiyorespiratuvar kapasitedeki nispeten küçük farklılıklar bile uzun dönem sağlık açısından anlamlı farklılıklarla ilişkili görünmektedir.

Dahası, VO₂ Max konusunda en dikkat çekici çalışmalardan biri 2018 yılında JAMA Network Open‘da yayımlandı. Cleveland Clinic araştırmacıları 122.007 kişinin egzersiz testi sonuçlarını inceleyerek kardiyorespiratuvar kapasite ile uzun dönem ölüm oranları arasındaki ilişkiyi araştırdı. Ortalama takip süresi 8,4 yıldı. Katılımcılar yaş ve cinsiyetlerine göre düşük, ortalamanın altında, ortalamanın üzerinde, yüksek ve “elite” fitness gruplarına ayrıldı.

Araştırmanın sonuçlarına göre kardiyorespiratuvar kapasite yükseldikçe ölüm riski kademeli olarak azalıyordu. Dahası, araştırmacılar çok yüksek fitness seviyelerinde faydanın ortadan kalktığı bir üst sınır tespit etmediler. Çalışmadaki elite fitness grubu en düşük düzeltilmiş tüm nedenlere bağlı ölüm riskine sahip olarak tespit edildi. [3]

Bu bulgular, VO₂ Max’ın neden longevity alanında bu kadar değerli olduğunu açıklıyor. Hatta Amerikan Kalp Derneği’nin bilimsel bildirisinde kardiyorespiratuvar kapasitenin bazı analizlerde sigara kullanımı, hipertansiyon, yüksek kolesterol ve tip 2 diyabet gibi klasik risk faktörlerinden bile daha güçlü bir mortalite belirleyicisi olabileceğine dikkat çekilmektedir. [1]

Dolayısıyla VO₂ Max’a yalnızca “ne kadar iyi koşabiliyorum?” sorusunun cevabı olarak bakmak doğru değildir. Daha doğrusu, kalbim, akciğerlerim, damarlarım ve kaslarım artan enerji ihtiyacını ne kadar iyi karşılayabiliyor?

VO₂ Max Nasıl Ölçülür?

VO₂ Max ölçümünde en değerli yaklaşım, egzersiz sırasında solunum gazlarının doğrudan analiz edilmesidir.Kişi koşu bandında veya bisiklette giderek artan yoğunlukta egzersiz yaparken özel bir maske aracılığıyla nefesindeki oksijen ve karbondioksit konsantrasyonları ile solunum hacmi gerçek zamanlı olarak ölçülür.

Böylece yalnızca nabız veya koşu hızından tahmin yapmak yerine, kişinin gerçekte ne kadar oksijen tükettiği ölçülebilir. Test sırasında VO₂ ile birlikte karbondioksit üretimi (VCO₂), solunum değişim oranı (RER), ventilasyon, solunum sayısı, tidal volüm, O₂ pulse ve aerobik/anaerobik eşikler gibi çok sayıda fizyolojik parametre de değerlendirilebilir.

Bu nedenle iyi yapılmış bir metabolik egzersiz testi yalnızca tek bir VO₂ Max rakamı vermekle kalmaz; kişinin kardiyovasküler, respiratuvar ve metabolik performansı hakkında çok daha geniş bilgi sağlayabilir.

Kuzey Kıbrıs’ta VO₂ Max Ölçümü

Hastanemizde Kuzey Kıbrıs’ta VO₂ Max ölçümü yapan tek hastane olarak, bu değerlendirmeyi gelişmiş PNOĒ kardiyometabolik analiz sistemi ile gerçekleştiriyoruz. PNOĒ sistemi egzersiz sırasında solunan ve verilen havadaki oksijen ve karbondioksiti gerçek zamanlı olarak analiz ederek VO₂ Max’ın yanı sıra kardiyovasküler performans, solunum fonksiyonları ve metabolik kapasite hakkında çok sayıda parametreyi değerlendirmemize olanak sağlıyor. Sistem, VO₂/VO₂peak, VCO₂, RER, O₂ pulse, ventilasyon ve ventilatuvar eşikler dahil olmak üzere çok sayıda kardiyometabolik biyobelirteci analiz edebilmektedir.

Bu sayede amacımız yalnızca “VO₂ Max’ınız 35” demek değildir. Asıl önemli olan bu rakamın yaşınız, cinsiyetiniz ve genel sağlık durumunuz açısından ne anlama geldiğini değerlendirmek ve gerektiğinde nasıl yükseltilebileceğine dair kişiselleştirilmiş bir yol haritası oluşturmaktır.

VO₂ Max Düşükse Ne Yapılabilir?

VO₂ Max’ın en güzel özelliklerinden biri değiştirilebilir bir sağlık göstergesi olmasıdır. Genetik faktörler başlangıç kapasitesini ve egzersize verilen cevabı etkiler. Ancak düzenli aerobik egzersiz ve özellikle uygun şekilde planlanmış interval antrenmanları kardiyorespiratuvar kapasiteyi anlamlı ölçüde artırmaya yardımcı olur.

Interval antrenmanlarını inceleyen 37 çalışmalık bir meta-analizde VO₂ Max’ta ortalama 0,51 L/dk artış görülmüş; daha uzun yüksek yoğunluklu intervallerin kullanıldığı bazı çalışmalarda artış daha da yüksek bulunmuştur. [4]

Orta ve ileri yaştaki bireyleri inceleyen başka bir meta-analizde ise hem orta yoğunlukta devamlı aerobik egzersizin hem de interval antrenmanlarının VO₂ Max’ı artırdığı; interval antrenmanlarının ortalamada daha büyük artış sağladığı gösterilmiştir. [5]

Pratikte iyi bir program çoğu zaman iki yaklaşımın kombinasyonundan oluşur:

  • Düzenli Zone 2 aerobik egzersizleri ile aerobik tabanın geliştirilmesi,
  • Kişinin sağlık ve kondisyon durumuna uygun yüksek yoğunluklu interval çalışmaları ile maksimum aerobik kapasitenin zorlanması,
  • Kas kütlesinin ve metabolik kapasitenin korunması için direnç egzersizleri,
  • Yeterli uyku, toparlanma ve uygun beslenme.

Üstelik kardiyorespiratuvar kapasiteyi geliştirmek için yapılan egzersizin faydası yalnızca VO₂ Max rakamının yükselmesi değildir. Düzenli egzersiz kan basıncı kontrolü, glukoz metabolizması, insülin duyarlılığı, vücut kompozisyonu, endotel fonksiyonu ve genel fiziksel kapasite üzerinde de olumlu etkiler oluşturabilir. Bu nedenle VO₂ Max’ı artırmaya çalışırken aslında tek bir biyobelirteci değil, sağlıklı yaşlanmayı destekleyen birçok fizyolojik sistemi aynı anda eğitmiş oluruz.

Longevity alanında yalnızca bugünkü durumumuzu bilmek değil, zaman içerisinde hangi yöne gittiğimizi görmek de önemlidir. VO₂ Max bunun için son derece kullanışlıdır. İlk ölçüm bize kardiyorespiratuvar kapasitemizin başlangıç noktasını gösterir. Buna göre kişiselleştirilmiş bir egzersiz programı oluşturulabilir ve belirli bir süre sonra test tekrarlanarak gelişim objektif olarak değerlendirilebilir.

Amaç profesyonel bir sporcu olmak olmayabilir. Amaç 80 yaşına geldiğinizde kalbinizin, akciğerlerinizin, damarlarınızın ve kaslarınızın hâlâ size yüksek bir fonksiyonel kapasite sağlayabilmesidir. Çünkü longevity yalnızca kaç yıl yaşadığımızla değil, o yılları ne kadar güçlü, bağımsız ve fonksiyonel geçirdiğimizleilgilidir. Ve bugün elimizdeki bilimsel veriler bize VO₂ Max’ın bu kapasiteyi takip edebileceğimiz en değerli göstergelerden biri olduğunu söylüyor.

Kaynaklar

1. Ross R, Blair SN, Arena R, et al. Importance of Assessing Cardiorespiratory Fitness in Clinical Practice: A Case for Fitness as a Clinical Vital Sign. Circulation. 2016;134:e653-e699. DOI: 10.1161/CIR.0000000000000461. (AHA Journals)

2. Kodama S, Saito K, Tanaka S, et al. Cardiorespiratory Fitness as a Quantitative Predictor of All-Cause Mortality and Cardiovascular Events in Healthy Men and Women: A Meta-analysis. JAMA. 2009;301(19):2024-2035. DOI: 10.1001/jama.2009.681. (JAMA Network)

3. Mandsager K, Harb S, Cremer P, et al. Association of Cardiorespiratory Fitness With Long-term Mortality Among Adults Undergoing Exercise Treadmill Testing. JAMA Network Open. 2018;1(6):e183605. DOI: 10.1001/jamanetworkopen.2018.3605. (JAMA Network)

4. Bacon AP, Carter RE, Ogle EA, Joyner MJ. VO₂max Trainability and High Intensity Interval Training in Humans: A Meta-Analysis. PLoS ONE. 2013;8(9):e73182. DOI: 10.1371/journal.pone.0073182. (PLOS)

5. Poon ETC, Wongpipit W, Ho RST, Wong SHS. Interval training versus moderate-intensity continuous training for cardiorespiratory fitness improvements in middle-aged and older adults: a systematic review and meta-analysis. Journal of Sports Sciences. 2021;39(17):1996-2005. DOI: 10.1080/02640414.2021.1912453. (PubMed)

Bu Yazıyı Paylaş:
Dr. Ahmet Özyiğit
Dr. Ahmet Özyiğit

Dr. Ahmet Özyiğit 1981 yılında Kıbrıs'ın Mağusa ilçesinde dünyaya geldi. Özgen ve Dr. Savaş özyiğit'in üç çocuğunun en küçüğüdür.

1998 yılında lise eğitimini Türk Maarif Koleji'nde tamamladıktan sonra Amerika'nın Kansas eyaletinde ekonomi alanında lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı. Sonrasında yine aynı bilim dalında doktora eğitimini tamamlayan Özyiğit, bu alanda birçok makale yayınlamıştır.

Sonraları tıp bilimine ilgi duymaya başlayan Özyiğit, University of Nicosia Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimi aldı. Bu eğitimin yanı sıra Leeds Üniversitesi'nde Klinik Embriyoloji üzerine yüksek lisans sonrasında University of South Wales'den de Endokrinoloji alanında lisansüstü eğitim aldı.

Eklektik bir akademik geçmişe sahip olan Dr. Özyiğit, özellikle kilo verme, metabolizma ve sağlıklı yaşlanma üzerine klinik çalışmalarını sürdürmektedir. American Academy of Anti-Aging Medicine'in aktif üyesi olan Dr. Özyiğit, hastalarına anti-aging, kilo verme ve beyin fonksiyonu iyileştirici tedaviler uygulamaktadır.

Yazılar: 26

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir