Dr. Ahmet Özyiğit was born in 1981 in Famagusta, Cyprus. He is the youngest of three children of Özgen and Dr. Savaş Özyiğit.

After completing his high school education at Türk Maarif College in 1998, he earned his bachelor's and master's degrees in economics in Kansas, United States. He then received his doctorate in the same field, actively participating in academic research and publishing various scientific articles.

Over time, Dr. Özyiğit turned to medical science and completed his medical education at the University of Nicosia Faculty of Medicine. In addition to his medical education, he earned a master's degree in Clinical Embryology at the University of Leeds, and then pursued postgraduate studies in Endocrinology at the University of South Wales.

Dr. Özyiğit, who shaped her academic and clinical career with a multidisciplinary perspective, continues her clinical studies particularly in the areas of weight management, metabolic health, and healthy aging. An active member of the American Academy of Anti-Aging Medicine, Dr. Özyiğit earned American Board certification as a specialist in Anti-Aging and Regenerative Medicine after completing a fellowship in longevity medicine. In her clinical practice, she offers her patients longevity-focused approaches, weight management programs, reproductive medicine applications for the elderly, and treatments to support brain function.

Peptit Tedavileri

Peptitler son yıllarda metabolik sağlık, vücut kompozisyonu, kas fonksiyonu, doku onarımı ve sağlıklı yaşlanma alanında giderek daha fazla konuşulmaya başladı. Aslında peptitler vücudumuz için yabancı moleküller değildir. Aminoasitlerin belirli sıralarla birbirine bağlanmasıyla oluşan kısa protein zincirleridir ve vücudumuzda hormon, nörotransmitter veya hücreler arası sinyal molekülü olarak görev yapan çok sayıda doğal peptit bulunmaktadır.

GLP-1, GIP, büyüme hormonu salgılatıcı hormon (GHRH), VIP ve birçok başka sinyal molekülü bu büyük biyolojik sistemin parçalarıdır. Peptit tedavilerindeki temel fikir, vücutta zaten mevcut olan belirli bir sinyal yolunu taklit etmek, güçlendirmek veya gerektiğinde yeniden düzenlemektir.

Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir. “Peptit” tek başına bir kalite veya etkinlik göstergesi değildir. Semaglutide veya Tirzepatide (Ozempic ve Mounjaro) gibi on binlerce hastada çalışılmış ve FDA onayı almış bir peptit bazlı ilaç ile henüz yalnızca hayvan çalışmalarında araştırılan deneysel bir peptidi aynı bilimsel seviyede değerlendirmek doğru değildir.

Compounded Peptitler ve İnternette Satılan “Grey Market” Ürünler

Bazı peptitler standart ticari ilaç olarak üretilirken, bazıları doktor reçetesine göre compounding eczaneleri tarafından hazırlanabilir. Compounding, belirli bir hastanın ihtiyacına yönelik özel formülasyon veya doz hazırlanması anlamına gelir. Amerika Birleşik Devletleri’nde bu alan özellikle 503A compounding pharmacies ve 503B outsourcing facilities üzerinden düzenlenmektedir. FDA, kullanılabilecek bulk drug maddelerini de madde bazında değerlendirmektedir.

Burada benim için en önemli konu ürünün kaynağıdır. İnternette “research use only”, “laboratory peptide” veya benzeri ifadelerle satılan çok sayıda grey-market ürün bulunmaktadır. Bu ürünlerin üzerinde yazan peptidi gerçekten içerip içermediğini, doğru konsantrasyonda olup olmadığını, sentez sırasında oluşabilecek peptit safsızlıklarını, bakteriyel endotoksin miktarını veya enjeksiyon ürününün sterilitesini hastanın bilmesi mümkün değildir.

Özellikle enjeksiyon yoluyla kullanılan bir üründe bu konu çok daha önemlidir. Peptit sentezinde molekülün doğru aminoasit dizilimine sahip olması yeterli değildir; saflık, stabilite, agregasyon, sterilite ve endotoksin kontrolü de önemlidir. FDA da compounded peptitlerle ilgili değerlendirmelerinde özellikle peptit safsızlıkları, agregasyon ve buna bağlı immünojenisite konularına dikkat çekmektedir.

Bu nedenle peptit tedavisi düşünülecekse, benim yaklaşımım internetten veya kaynağı belli olmayan satış kanallarından ürün temin etmek yerine doktor gözetiminde, güvenilir ve düzenlemelere uygun compounding eczanelerinden temin etmek ve kullanılacak olan peptitlerin COA analizlerinin olmasıdır.

Kilo Vermede, Yağ Yakımında ve Kas Kütlesini Artırmada Yardımcı Olabilecek Peptitler

Bu gruptaki peptitlerin hepsi aynı şekilde çalışmaz. Bazıları iştahı etkiler. Bazıları büyüme hormonu ve IGF-1 eksenini uyarır. Bazıları ise doğrudan mitokondri ve hücresel enerji metabolizması üzerinden araştırılmaktadır.

MOTS-c

MOTS-c, diğer birçok peptitten oldukça farklıdır çünkü kodlandığı gen hücre çekirdeğinde değil, mitokondriyal DNA içerisinde bulunur. Bu nedenle mitochondrial-derived peptide, yani mitokondri kaynaklı peptit olarak tanımlanmaktadır.

MOTS-c ile ilgili ilk önemli çalışma 2015 yılında Cell Metabolism dergisinde yayımlandı. Hayvan modellerinde MOTS-c uygulamasının yüksek yağlı diyetle gelişen kilo artışını azalttığı, glukoz kullanımını artırdığı ve insülin duyarlılığını iyileştirdiği gösterildi [1].

MOTS-c’nin hücresel enerji sensörlerinden biri olan AMPK ile ilişkili metabolik yolları aktive edebilmesi özellikle ilginçtir. Bunun sonucunda glukoz kullanımında, yağ asidi metabolizmasında ve hücrenin metabolik strese uyumunda değişiklikler meydana gelebilir. Hayvan çalışmalarında egzersiz kapasitesini ve iskelet kası metabolizmasını etkileyebildiği de gösterilmiştir [2].

Bu nedenle MOTS-c benim için klasik anlamda bir “iştah kesici” değildir. Daha çok metabolik esneklik, insülin duyarlılığı, mitokondri fonksiyonu ve egzersiz kapasitesi açısından araştırılan bir peptittir.

İnsanlardaki tedavi verileri halen hayvan verilerinden çok daha sınırlıdır. Ancak konu artık yalnızca laboratuvar araştırmasından ibaret değildir; MOTS-c özellikle obezite ve metabolik sağlık için FDA’nın 503A compounding değerlendirmesine kadar gelmiş durumdadır. Temmuz 2026’da FDA Pharmacy Compounding Advisory Committee tarafından obezite ve osteoporoz kullanım alanları açısından resmi olarak değerlendirilmiş ve bu kapsamda kabul edilmesi tavsiye edilmiştir.

SS-31 / Elamipretide

SS-31 mitokondrinin iç zarında bulunan ve enerji üretimi açısından çok önemli olan cardiolipin ile etkileşir. Bu etkileşim mitokondriyal membranın yapısının korunmasına, elektron transport zincirinin daha verimli çalışmasına ve aşırı reaktif oksijen türlerinin azaltılmasına yardımcı olabilecek bir mekanizma olarak araştırılmaktadır.

İnsanlarda yapılan randomize bir çalışmada yaşlı yetişkinlere tek doz elamipretide verilmesi sonrasında iskelet kasındaki mitokondriyal ATP üretim kapasitesinde hızlı bir artış gösterilmiştir [3].

Dolayısıyla SS-31’i doğrudan bir yağ yakıcı olarak değil, enerji üretimi, kas fonksiyonu ve mitokondri sağlığı üzerinden vücut kompozisyonu programlarını destekleyebilecek deneysel bir mitokondriyal peptit olarak değerlendirmek daha doğrudur.

Büyüme Hormonu Ekseni:

Vücut kompozisyonu söz konusu olduğunda başka bir önemli sistem büyüme hormonu ve IGF-1 eksenidir. Yaş ilerledikçe büyüme hormonu pulsatilitesi ve IGF-1 düzeyleri genel olarak azalır. Bu sistem kas protein sentezi, yağ dokusu metabolizması, kemik ve bağ dokusu gibi birçok alanı etkiler.

Sermorelin, doğal GHRH’nin aktif bölümünü taklit eden bir GHRH analoğudur. Hipofizi doğrudan dışarıdan büyüme hormonu vermek yerine kişinin kendi GH salgısını artırması için uyarır. GHRH analoglarıyla yapılan insan çalışmalarında GH/IGF-1 ekseninin aktive edilebildiği ve bazı gruplarda yağsız vücut kütlesinde artış görülebildiği gösterilmiştir [4].

tesamorelin visseral yağ konusunda insan verisi en güçlü peptitlerden biridir. Büyüme hormonu ekseni üzerinden vücut kompozisyonunu değiştirme konusunda en kuvvetli insan verilerinden biri tesamorelin için bulunmaktadır. Tesamorelin bir GHRH analoğudur ve özellikle HIV ile ilişkili abdominal lipodistrofide visseral yağın azaltılması için geliştirilmiştir.

Randomize çalışmalarda tesamorelin ile abdominal visseral yağda yaklaşık %15-20 oranında azalma gösterilmiş ve bu azalmanın 12 aya kadar korunabildiği görülmüştür [7].

Başka bir randomize çalışmada tesamorelin yalnızca visseral yağı değil, karaciğer yağını da azaltmıştır [8].

*** Sermorelin ve Tesamorelin dışında kalan büyüme hormone sekretagogları FDA’in compounding iznine tabi değildir. Bu yüzden sermorelin ve tesamorelin dışında kalan peptitler bu sayfada sadece bilgilendirme amaçlı bulunmaktadır.

CJC-1295 ise çok daha uzun etkili bir GHRH analoğu olarak geliştirilmiştir. Sağlıklı yetişkinlerde yapılan kontrollü çalışmalarda tek enjeksiyon sonrasında GH düzeylerinin günlerce, IGF-1 düzeylerinin ise daha da uzun süre yüksek kalabildiği gösterilmiştir [5].

Ipamorelin farklı bir mekanizma kullanır. GHRH reseptöründen ziyade ghrelin/GH secretagogue reseptörü üzerinden hipofizden büyüme hormonu salgısını uyarır. İnsan farmakokinetik çalışmalarında ipamorelinin dozla ilişkili GH yanıtı oluşturabildiği gösterilmiştir [6].

CJC-1295 ile ipamorelinin birlikte kullanılmasının mantığı da buradan gelir: biri GHRH reseptörünü, diğeri ghrelin reseptörünü hedefleyerek aynı GH pulsunun iki farklı sinyal yolundan desteklenmesini amaçlar. Egzersiz ile desteklendiği zaman, kas kütlesinde anlamlı bir artış gözlemlenir.

Ancak bu moleküllerin compounding statüleri zaman içerisinde FDA tarafından yeniden değerlendirilmiştir. Özellikle ipamorelin ve CJC-1295 için FDA’nın güncel safety/compounding değerlendirmeleri bulunmaktadır.

Kilo veya Yağ Kontrolü Dışında Genel Olarak Kullanılan Peptitler

Peptit tedavilerinin kullanım alanı metabolizma ve vücut kompozisyonuyla sınırlı değildir. Doku onarımı, inflamasyon, gastrointestinal sistem, damar fonksiyonu ve nörolojik hastalıklar gibi çok farklı alanlarda araştırılan peptitler bulunmaktadır.

BPC-157, peptit dünyasında muhtemelen en fazla konuşulan rejeneratif moleküllerden biridir. Özellikle tendon, bağ, kas ve gastrointestinal dokuların iyileşmesi üzerine çok sayıda hayvan çalışması bulunmaktadır. Rat Achilles tendon transeksiyon modelinde BPC-157 uygulaması tendon iyileşmesini hızlandırmış ve tendosit büyümesini artırmıştır [9]. Başka deneysel çalışmalarda tendon-kemik bağlantısının iyileşmesi, ligament iyileşmesi ve kas hasarı sonrasında daha iyi rejenerasyon bildirilmiştir [10,11].

Kas dokusu açısından da ilginç sonuçlar vardır. Ratlarda oluşturulan crush injury ve tam kas transeksiyonu modellerinde BPC-157 ile fonksiyonel ve histolojik iyileşmede hızlanma bildirilmiştir [11,12].

BPC-157’nin etkilerinin yalnızca tek bir büyüme faktörü üzerinden oluşmadığı düşünülmektedir. Nitric oxide sistemi, VEGF sinyali, hücre migrasyonu ve GH reseptörü ekspresyonu gibi farklı rejeneratif mekanizmalar üzerinde etkileri araştırılmaktadır [13].

İnsan verileri ise halen hayvan verilerinin oldukça gerisindedir. Bununla birlikte BPC-157 konusu 2026 yılında yeniden FDA’nın resmi 503A değerlendirme sürecine girmiş ve BPC-157 free base ile BPC-157 acetate Pharmacy Compounding Advisory Committee tarafından değerlendirilmiş ve onayı için görüş verilmiştir.

VIP (Vasoactive Intestinal Peptide) vücudumuzda doğal olarak bulunan ve sinir sistemi, bağırsaklar, akciğerler, damarlar ve bağışıklık sistemi üzerinde etkileri olan 28 aminoasitlik bir nöropeptittir.

İsmindeki “intestinal” ifadesi kullanım alanını biraz olduğundan dar gösterir. VIP güçlü vazodilatör özelliklere sahiptir ve aynı zamanda düz kas, inflamatuvar sinyalleşme ve bazı immün hücreler üzerinde etkili olabilir.

Sentetik VIP formu olan aviptadil insanlarda özellikle pulmoner hipertansiyon ve akciğer hastalıkları açısından araştırılmıştır. Pulmoner hipertansiyonu bulunan hastalarda yapılan insan çalışmasında inhalasyon yoluyla VIP uygulanması pulmoner damar direncinde geçici azalma ve sağ ventrikül iş yükünde iyileşme sağlamıştır [14].

Compounding açısından VIP’nin konumu diğer birçok popüler peptitten farklıdır. Vasoactive Intestinal Peptide, FDA’nın Mayıs 2026 tarihli 503A Category 1 listesindeki maddeler arasında yer almaktadır. Bu, FDA değerlendirmesi devam ederken belirli 503A koşulları altında enforcement discretion kapsamına girebilen maddelerden biri olduğu anlamına gelir.

Thymosin alpha-1 (Tα1) bağışıklık sisteminin düzenlenmesi üzerinde etkileri bulunan 28 aminoasitlik bir peptittir. Timusta doğal olarak bulunan thymosin fraksiyonlarından geliştirilmiştir ve özellikle T hücrelerinin fonksiyonu, dendritik hücre aktivitesi ve doğuştan gelen bağışıklık yanıtının düzenlenmesi üzerindeki etkileri nedeniyle uzun yıllardır araştırılmaktadır [15,16].

Thymosin alpha-1’i basitçe “bağışıklık sistemini güçlendiren” bir peptit olarak tanımlamak çok doğru değildir. Daha uygun ifade immünomodülatör olmasıdır. Toll-like receptor sinyali, dendritik hücreler, natural killer hücreleri ve T hücreleri gibi bağışıklık sisteminin farklı bölümlerini etkileyebildiği gösterilmiştir [15]. Bu nedenle kronik enfeksiyonlardan immün yetmezlik durumlarına ve kanser tedavisine destek amaçlı kullanıma kadar oldukça geniş bir alanda araştırılmıştır.

Thymosin alpha-1’in önemli bir farkı, birçok deneysel peptidin aksine yalnızca hayvan çalışmalarına dayanmamasıdır. İnsanlarda hepatit, ciddi enfeksiyonlar, sepsis ve bazı kanser türleri dahil farklı hastalıklarda klinik çalışmalar yapılmıştır [16,17].

Thymosin beta-4 (Tβ4) vücutta doğal olarak bulunan ve özellikle hücre hareketi, yeni damar oluşumu, inflamasyonun düzenlenmesi ve doku iyileşmesi süreçlerinde rol oynayan bir peptittir. TB-500 ise thymosin beta-4 ile ilişkili sentetik peptit ürünleri için kullanılan isimdir.

Thymosin beta-4’ün en ilginç özelliklerinden biri aktin adı verilen hücresel yapısal proteinle etkileşimidir. Bu mekanizma hücrelerin hasarlı bölgeye hareket etmesi, yeni damarların oluşması ve dokunun yeniden yapılanması gibi iyileşmenin farklı aşamalarını etkileyebilir [18].

Hayvan ve hücre çalışmalarında thymosin beta-4’ün yara iyileşmesini hızlandırabildiği, anjiyogenezi destekleyebildiği ve inflamatuvar yanıtı düzenleyebildiği gösterilmiştir [18,19]. Kas, tendon ve bağ dokusu yaralanmalarında kullanılmasının arkasındaki biyolojik mantık büyük ölçüde bu rejeneratif özelliklere dayanmaktadır.

Thymosin beta-4 için insan verileri de tamamen yok değildir. Özellikle yara iyileşmesi ve göz yüzeyi hasarları konusunda klinik çalışmalar yapılmıştır.

GHK-Cu (glycyl-L-histidyl-L-lysine-copper) insan vücudunda doğal olarak bulunan üç aminoasitlik küçük bir peptidin bakır ile oluşturduğu komplekstir. İlk olarak insan plazmasından izole edilmiş ve daha sonra yara iyileşmesi, kollajen sentezi, cilt yenilenmesi ve saç folikülü biyolojisi üzerindeki etkileri araştırılmıştır [20].

GHK-Cu özellikle kollajen ve elastin sentezinin desteklenmesi, fibroblast aktivitesi, yara iyileşmesi ve dokunun yeniden yapılanması üzerindeki etkileri nedeniyle rejeneratif tıp ve dermatoloji açısından ilgi çekmektedir [20,21]. Bakırın birçok enzimatik reaksiyon için gerekli olması ve GHK’nin bakırı dokulara biyolojik olarak kullanılabilir şekilde taşıyabilmesi de bu etkinin önemli parçalarından biridir.

GHK düzeylerinin yaşla birlikte azaldığı bildirilmiştir. Bu nedenle GHK-Cu yalnızca kozmetik bir “cilt peptidi” olarak değil, yaşlanan dokularda hücresel onarım ve ekstrasellüler matriksin korunmasıyla ilişkili bir sinyal molekülüolarak da araştırılmaktadır [21].

Topikal kullanım konusunda insan verileri bulunmaktadır ve özellikle cilt kalitesi, ince kırışıklıklar, elastikiyet ve yara iyileşmesi açısından oldukça olumlu sonuçlar bildirilmiştir. Ancak enjeksiyon yoluyla sistemik GHK-Cu kullanımına ilişkin klinik veri, topikal kullanım verilerinden çok daha sınırlıdır.

Epitalon (Epithalon) dört aminoasitten oluşan sentetik bir tetrapeptittir ve özellikle yaşlanma biyolojisi, pineal fonksiyon, melatonin ritmi ve telomeraz aktivitesi üzerindeki olası etkileri nedeniyle uzun yıllardır araştırılmaktadır.

Epitalon ile ilgili en fazla dikkat çeken araştırmalardan biri telomer biyolojisi üzerinedir. Hücre kültürü çalışmalarında Epitalon’un telomeraz aktivitesini artırabildiği ve insan somatik hücrelerinde telomerlerin uzamasıyla ilişkili olabileceği bildirilmiştir [22]. Bu nedenle Epitalon, longevity alanında telomer biyolojisini hedefleyen deneysel peptitlerden biri haline gelmiştir.

Hayvan çalışmalarında Epitalon ve ilişkili pineal peptitlerin yaşam süresi, oksidatif stres, sirkadiyen ritim ve yaşla ilişkili bazı fizyolojik değişiklikler üzerinde etkileri araştırılmıştır [23]. Bazı uzun dönem Rus çalışmalarında yaşlı bireylerde mortalite ve yaşa bağlı hastalıklar açısından da dikkat çekici sonuçlar bildirilmiştir.

Ancak Epitalon konusunda literatürün önemli bir kısmının belirli araştırma gruplarından ve eski Rus çalışmalarından geldiğini göz önünde bulundurmak gerekir. Bu nedenle Epitalon’u bugün için kanıtlanmış bir “anti-aging tedavisi” olarak değil, telomer biyolojisi, pineal fonksiyon ve sağlıklı yaşlanma açısından araştırılan ilginç bir deneysel peptit olarak değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Cerebrolysin tek bir peptitten değil, domuz beyin proteinlerinden elde edilen düşük molekül ağırlıklı nöroaktif peptitler ve aminoasitlerden oluşan bir preparattır. Nöroprotektif ve nörotrofik etkileri nedeniyle özellikle inme, travmatik beyin hasarı, Alzheimer hastalığı ve diğer nörodejeneratif süreçlerde uzun yıllardır araştırılmaktadır [24].

Cerebrolysin’i ilginç yapan, yalnızca sinir hücrelerini hasardan korumaya yönelik olmamasıdır. Deneysel çalışmalar nöroplastisite, sinaptik fonksiyon, nörogenez, nöronal sağkalım ve nöroinflamasyon gibi beynin iyileşme kapasitesi açısından önemli birçok mekanizmayı etkileyebileceğini göstermektedir. İnme sonrası yapılan randomize kontrollü CARS çalışmasında standart rehabilitasyona Cerebrolysin eklenmesi, özellikle üst ekstremite motor fonksiyonunun geri kazanılmasında plaseboya göre oldukça daha iyi sonuçlar sağlamıştır [25].

Cerebrolysin’in Alzheimer hastalığında da birden fazla randomize, çift-kör, plasebo kontrollü insan çalışması bulunmaktadır. Bu çalışmalarda bazı bilişsel ve genel klinik değerlendirmelerde anlamlı iyileşmeler bildirilmiştir [26-28]. Dolayısıyla Cerebrolysin, yalnızca hayvan deneyleriyle desteklenen birçok deneysel peptitten farklı olarak, nöroproteksiyon ve nörorejenerasyon konusunda klinik insan verisine de sahip olması nedeniyle nörolojik peptit tedavileri içerisinde özellikle dikkat çekici bir yere sahiptir.

KPV (Lysine-Proline-Valine) yalnızca üç aminoasitten oluşan küçük bir peptittir ve vücudumuzda doğal olarak bulunan α-MSH (alpha-melanocyte stimulating hormone) molekülünün C-terminal bölümünden türetilmiştir. KPV’nin en ilginç özelliği, α-MSH’nin bazı güçlü anti-inflamatuvar özelliklerini taşımasına rağmen pigmentasyonla ilişkili etkilerini göstermemesidir.

KPV özellikle bağırsak inflamasyonu, mukozal iyileşme ve inflamatuvar sinyal yollarının baskılanması açısından araştırılmaktadır. Hücre ve hayvan çalışmalarında KPV’nin NF-κB ve MAPK gibi inflamatuvar sinyal yollarını azaltabildiği ve IL-8 gibi inflamatuvar mediatörlerin salınımını baskılayabildiği gösterilmiştir [29]. Deneysel kolit modellerinde oral KPV uygulanması bağırsak inflamasyonunu ve hastalık aktivitesini belirgin şekilde azaltmıştır [29,30].

KPV’nin bağırsak açısından özellikle ilginç bir özelliği de PepT1 adı verilen peptit taşıyıcısı üzerinden inflamasyon bulunan bağırsak hücrelerine alınabilmesidir. Bu nedenle KPV yalnızca sistemik kullanım açısından değil, doğrudan gastrointestinal sisteme yönelik oral veya lokal tedaviler açısından da araştırılmaktadır. Nanopartikül içerisinde kolona hedeflenen KPV uygulamalarında deneysel ülseratif kolit modellerinde oldukça güçlü anti-inflamatuvar etkiler gösterilmiştir [31].

KPV’nin bilimsel verileri halen büyük ölçüde hücre ve hayvan çalışmalarına dayanmaktadır ancak FDA’nın Pharmacy Compounding Advisory Committee’si Temmuz 2026’da KPV free base ve KPV acetate’ın 503A Bulks List’e eklenmesini tavsiye etmiştir. Değerlendirilen kullanım alanları özellikle yara iyileşmesi ve inflamatuvar hastalıklar olmuştur.

Bu nedenle KPV, özellikle kronik inflamasyon, bağırsak bariyeri ve inflamatuvar bağırsak hastalıkları açısından önümüzdeki yıllarda insan çalışmalarını görmeyi en fazla beklediğim küçük peptitlerden biridir.

***

Burada yer alan tüm bilgiler yalnızca genel bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Bu içerikler herhangi bir hastalığın tanısını koymak, kişiye özel tıbbi değerlendirme yapmak veya herhangi bir tedaviyi başlatmak, değiştirmek ya da sonlandırmak amacı taşımamaktadır.

Sunulan bilgiler, hekim muayenesinin, kişisel tıbbi değerlendirmenin veya profesyonel sağlık hizmetinin yerine geçmez. Sağlık durumları ve tedavi gereksinimleri kişiden kişiye farklılık gösterebileceğinden, herhangi bir ilaç, takviye, tedavi veya tıbbi uygulamaya başlamadan ya da mevcut tedavinizde değişiklik yapmadan önce kendi hekiminize veya ilgili sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.

Tıbbi bilgiler ve bilimsel veriler zaman içerisinde değişebileceğinden, burada sunulan bilgilerin her birey veya her klinik durum için geçerli olduğu kabul edilmemelidir.

I wish you healthy days,

***

Dr. Ahmet Özyiğit, MD, MSc, PgDip, FAAMM, ABAARM
Longevity Physician

Elite Research and Surgical Hospital

Kaynaklar

  1. Lee C, Zeng J, Drew BG, et al. The Mitochondrial-Derived Peptide MOTS-c Promotes Metabolic Homeostasis and Reduces Obesity and Insulin Resistance. Cell Metabolism. 2015;21:443-454. DOI: 10.1016/j.cmet.2015.02.009.
  2. Reynolds JC, Lai RW, Woodhead JST, et al. MOTS-c is an exercise-induced mitochondrial-encoded regulator of age-dependent physical decline and muscle homeostasis. Nature Communications. 2021;12:470. DOI: 10.1038/s41467-020-20790-0.
  3. Roshanravan B, Liu SZ, Ali AS, et al. In vivo mitochondrial ATP production is improved in older adult skeletal muscle after a single dose of elamipretide in a randomized trial. PLoS ONE. 2021;16:e0253849.
  4. Khorram O, Laughlin GA, Yen SSC. Endocrine and Metabolic Effects of Long-Term Administration of [Nle27]Growth Hormone-Releasing Hormone-(1-29)-NH2 in Age-Advanced Men and Women. Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism. 1997;82:1472-1479.
  5. Teichman SL, Neale A, Lawrence B, et al. Prolonged stimulation of growth hormone and insulin-like growth factor I secretion by CJC-1295, a long-acting analog of growth hormone-releasing hormone, in healthy adults. Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism. 2006;91:799-805.
  6. Gobburu JVS, Agersø H, Jusko WJ, Ynddal L. Pharmacokinetic-pharmacodynamic modeling of ipamorelin, a growth hormone releasing peptide, in human volunteers. Pharmaceutical Research. 1999;16:1412-1416.
  7. Falutz J, Mamputu JC, Potvin D, et al. Effects of tesamorelin, a growth hormone-releasing factor, in HIV-infected patients with abdominal fat accumulation: a randomized placebo-controlled trial with a safety extension. Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism. 2010;95:4291-4304. DOI: 10.1210/jc.2010-0490.
  8. Stanley TL, Feldpausch MN, Oh J, et al. Effect of tesamorelin on visceral fat and liver fat in HIV-infected patients with abdominal fat accumulation: a randomized clinical trial. JAMA. 2014;312:380-389.
  9. Staresinic M, Sebecic B, Patrlj L, et al. Gastric pentadecapeptide BPC 157 accelerates healing of transected rat Achilles tendon and in vitro stimulates tendocytes growth. Journal of Orthopaedic Research. 2003;21:976-983.
  10. Krivic A, Anic T, Seiwerth S, et al. Achilles detachment in rat and stable gastric pentadecapeptide BPC 157: promoted tendon-to-bone healing and opposed corticosteroid aggravation. Journal of Orthopaedic Research. 2006;24:982-989. DOI: 10.1002/jor.20096.
  11. Novinscak T, Brcic L, Staresinic M, et al. Gastric pentadecapeptide BPC 157 as an effective therapy for muscle crush injury in the rat. Surgery Today. 2008;38:716-725. DOI: 10.1007/s00595-007-3706-2.
  12. Staresinic M, Petrovic I, Novinscak T, et al. Effective therapy of transected quadriceps muscle in rat: gastric pentadecapeptide BPC 157. Journal of Orthopaedic Research. 2006;24:1109-1117. DOI: 10.1002/jor.20089.
  13. Chang CH, Tsai WC, Lin MS, Hsu YH, Pang JHS. The promoting effect of pentadecapeptide BPC 157 on tendon healing involves tendon outgrowth, cell survival, and cell migration. Journal of Applied Physiology. 2011;110:774-780.
  14. Leuchte HH, Baezner C, Baumgartner RA, et al. Inhalation of vasoactive intestinal peptide in pulmonary hypertension. European Respiratory Journal. 2008;32:1289-1294. DOI: 10.1183/09031936.00050008.
  15. Romani L, Bistoni F, Gaziano R, et al. Thymosin alpha 1 activates dendritic cells for antifungal Th1 resistance through Toll-like receptor signaling. Blood. 2004;103:4232-4239. DOI: 10.1182/blood-2003-11-4036.
  16. Matteucci C, Minutolo A, Pollicita M, et al. Thymosin alpha 1 potentiates the release by CD8+ cells of soluble factors able to inhibit HIV-1 and human T lymphotropic virus 1 infection in vitro. Expert Opinion on Biological Therapy. 2015;15(Suppl 1):S83-S100. DOI: 10.1517/14712598.2015.1008454.
  17. Matteucci C, Grelli S, Balestrieri E, et al. Thymosin alpha 1 and health. Expert Opinion on Biological Therapy. 2017;17:9-17. DOI: 10.1080/14712598.2017.1296138.
  18. Malinda KM, Sidhu GS, Mani H, et al. Thymosin beta4 accelerates wound healing. Journal of Investigative Dermatology. 1999;113:364-368. DOI: 10.1046/j.1523-1747.1999.00708.x.
  19. Philp D, Goldstein AL, Kleinman HK. Thymosin beta4 promotes angiogenesis, wound healing, and hair follicle development. Mechanisms of Ageing and Development. 2004;125:113-115. DOI: 10.1016/j.mad.2003.10.005.
  20. Pickart L, Margolina A. Regenerative and protective actions of the GHK-Cu peptide in the light of the new gene data.International Journal of Molecular Sciences. 2018;19:1987. DOI: 10.3390/ijms19071987.
  21. Pickart L, Vasquez-Soltero JM, Margolina A. GHK peptide as a natural modulator of multiple cellular pathways in skin regeneration. BioMed Research International. 2015;2015:648108. DOI: 10.1155/2015/648108.
  22. Khavinson VKh, Bondarev IE, Butyugov AA. Epithalon peptide induces telomerase activity and telomere elongation in human somatic cells. Bulletin of Experimental Biology and Medicine. 2003;135:590-592. DOI: 10.1023/A:1025493705728.
    Anisimov VN, Khavinson VKh. Peptide bioregulation of aging: results and prospects. Biogerontology. 2010;11:139-149. DOI: 10.1007/s10522-009-9249-8.
  23. For your actual website, I think GHK-Cu deserves slightly more space than the other three. There is an interesting story to tell around copper signaling, collagen remodeling, gene expression and the age-related decline in circulating GHK, which fits your longevity theme particularly well.
  24. Ladurner G, Kalvach P, Moessler H. Neuroprotective treatment with cerebrolysin in patients with acute stroke: a randomised controlled trial. Journal of Neural Transmission. 2005;112:415-428. DOI: 10.1007/s00702-004-0248-2. Cerebrolysin’in düşük molekül ağırlıklı peptitler ve aminoasitlerden oluşan nörotrofik/nöroprotektif bir preparat olarak tanımlandığı randomize çalışma. 
  25. Muresanu DF, Heiss WD, Hoemberg V, et al. Cerebrolysin and Recovery After Stroke (CARS): A Randomized, Placebo-Controlled, Double-Blind, Multicenter Trial. Stroke. 2016;47:151-159. DOI: 10.1161/STROKEAHA.115.009416. Üç aylık değerlendirmede üst ekstremite motor iyileşmesinde Cerebrolysin lehine büyük etki büyüklüğü bildirilmiştir. 
  26. Panisset M, Gauthier S, Moessler H, Windisch M. Cerebrolysin in Alzheimer’s disease: a randomized, double-blind, placebo-controlled trial with a neurotrophic agent. Journal of Neural Transmission. 2002;109:1089-1104. DOI: 10.1007/s007020200092
  27. Alvarez XA, Cacabelos R, Sampedro C, et al. A 24-week, double-blind, placebo-controlled study of three dosages of Cerebrolysin in patients with mild to moderate Alzheimer’s disease. European Journal of Neurology. 2006. DOI: 10.1111/j.1468-1331.2006.01222.x. Çalışmaya 279 hasta dahil edilmiş ve bilişsel/global klinik sonuçlar 24 haftaya kadar değerlendirilmiştir. 
  28. Alvarez XA, Cacabelos R, Sampedro C, et al. Efficacy and safety of Cerebrolysin in moderate to moderately severe Alzheimer’s disease: results of a randomized, double-blind, controlled trial investigating three dosages of Cerebrolysin.European Journal of Neurology. 2011;18:59-68. DOI: 10.1111/j.1468-1331.2010.03092.x
  29. Dalmasso G, Charrier-Hisamuddin L, Nguyen HTT, et al. PepT1-Mediated Tripeptide KPV Uptake Reduces Intestinal Inflammation. Gastroenterology. 2008;134:166–178. DOI: 10.1053/j.gastro.2007.10.026.
  30. Kannengiesser K, Maaser C, Heidemann J, et al. Melanocortin-derived tripeptide KPV has anti-inflammatory potential in murine models of inflammatory bowel disease. Inflammatory Bowel Diseases. 2008;14:324–331. DOI: 10.1002/ibd.20334.
  31. Xiao B, Xu Z, Viennois E, et al. Orally Targeted Delivery of Tripeptide KPV via Hyaluronic Acid-Functionalized Nanoparticles Efficiently Alleviates Ulcerative Colitis. Molecular Therapy. 2017;25:1628–1640. DOI: 10.1016/j.ymthe.2016.11.020.